GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
Dr. Tali Ural, 1927 yılında Sivas-Divriği’de doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Divriği’de, Lise öğrenimini ise Kabataş’da bitirdi. 1946-1953 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi’nde okudu. Bir yıl süreyle New York Albany Medical Center’da İnternship’lik yaptı. Ayni Merkezde 1954-57 yılları arasında 3 yıl Otolaryngology Resident’i olarak çalıştı. Sonrasında bir yıl Detroit Henry Ford Hospital’de KBB Uzmanı olarak çalıştı. 1958-59 döneminde Michigan ‘da Fellow olarak çalıştı. 1959 de The American Board of Otolaryngology sınavını verdi. 1960 da American Academy of Ophtalmology and Otolaryngology Derneğinin üyesi oldu. 1960 yılında ülkesine döndü ve KBB Uzmanlığı sınavını verdi. 1960-62 yılları arasında Erzurum Mareşal Çakmak Hastanesi’nde KBB Uzmanı olarak Askerlik görevini yaptı. 1962 de ECFMG sınavını verdi. 1963-65 yıllarında Erzurum Numune Hastanesinde KBB Uzmanı olarak çalıştı. 1963-65 yıllarında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin Planlama Uzmanı olarak görevlendirildi.1965-67 yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesi KBB Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 1967’de Doçent, 1971’de Profesör oldu. Kurucusu olduğu Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin iki dönem Dekanlığını da yaptıktan sonra 1994 yılında emekli oldu ve 21 Ocak 2006 tarihinde aramızdan ayrıldı.
Sevgili Hocamızın Atatürk Üniversitesi Dergisinde çıkan “Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Kuruluşu” başlıklı yazısından, Erzurum’da bir Tıp Fakültesinin kuruluş öyküsünü öğreneceğiz : | |
|
Dr. Photis Photiades, 1849 yılında İstanbul’da doğdu. Tıp tahsilini Berlin, Tübingen ve Strasbourg’da yaptı. Viyana’da Politzer’in yanında KBB ihtisası yaptı. Meslekî konularda ilerlemek ve Almanca’yı daha iyi öğrenmek için Alman Doktorlarla birlikte çalıştı. 1876’da Strasbourg’da “ über Verengerung des Kehlkopflumens durch membranoide Narben und durch directe Verwachsung seiner Wande” konulu tezi ile Profesör unvanını aldı. 1876-77 Rus-Türk savaşı sırasında İstanbul’a yerleşti. Burada Kızılay Baş Cerrahı ve Beylerbeyi Saltanat Hastanesi Baş Cerrahı olarak tayin edildi. 1897’de Fransız Hükümeti onu İstanbul’daki Fransız Hastanesine “Gırtlak Cerrahı” olarak atadı. Osmanlı Sarayında Saray Doktorluğu yaptı. Sultan Hamit tarafından “Bey” rütbesi ile taltif edildi. Ayni zamanda Prens Vahdettin ve Sultan Abdülmecit’in de Hekimliğini yaptı. 1882’de Osmanlı İmparatorluğu Tabipler Birliği üyesi oldu. Bu arada 1896 yılında Alman Dergisi “Intern. Zeitschrift für Laryng. und Rhinol.” Mecmuasında “Deux cas d’ictus Laryngé” isimli bir makale yayınladı. Yunan halk dili “thimokrati” üzerine yapmış olduğu çalışmalarla temayüz etti. 1902’de vatandaşlarını dil üzerinde bilinçlendirmek için, “Atherfato i Anastasi” isimli bir Dernek kurdu. “Numas” isimli dergide birçok yayını çıktı. “Dil Konusu, Eğitimimiz ve Yeniden Doğuşumuz” isimli bir kitap yayınladı. Yunan halk dilini, her seviyede öğretilmesi gereken bir dil olarak görmemekle beraber, bu dilin kullanılmamasının büyük bir yanlışlık olacağına inanıyordu.
Dr. Photiades, 1909 yılında yaklaşık iki ay süreyle Samsun’a geldi. Samsunda yayınlana Aks-i sadâ Gazetesinin 19 Temmuz 1909 tarihli sayısında bu konuda çıkmış ilânı okuyoruz : | |
|
1895 yılında İstanbul’da doğan Dr. Nüzhet Atav, 1918 yılında İstanbul Darülfünun’u Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Stajını Gülhane Hastanesinde tamamladıktan sonra, Antalya Menzil Hastanesi 2. Kuvvayı Seyyare Bölüğünde İstiklâl Harbine iştirâk etti. Cebeci Hastanesinde KBB Mütehassısı olduktan sonra tekâmül için iki yıl Fransa’ya gitti. Eskişehir, Haydarpaşa, Diyarbakır, İzmir, Sarıkamış Askeri Hastanelerinde görev yaptıktan sonra, 1934 yılında Askerlik görevinden ayrıldı. Mersin, Sivas ve Ankara Numune Hastanelerinde KBB Uzmanı olarak çalıştı. 1945 yılında yeni kurulmakta olan Ankara Üniversitesi’ne KBB Profesörü olarak atandı ve bu Üniversitenin ilk Kürsü Başkanı oldu. 29.12.1958 tarihinde bu kez Ege Üniversitesi KBB Kürsüsünü kurmak üzere İzmir’e tayin edildi. Burada da 9 yıl görev yaptıktan sonra 1967 yılında kendi arzusu ile emekli olarak, Kürsü Başkanlığını öğrencisi Dr. Orhan Cura’ya devretti. 30 Haziran 1973 tarihinde ebediyyen aramızdan ayrılan Nüzhet Hoca’mızın 1.10.1967 tarihindeki Emeklilik Töreninde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı’nın yaptığı konuşmayı, kendisinin veda konuşmasını ve veda Yemeğinde Prof. Dr. İsmail Ulutaş’ın kendisi için yazdığı ilginç bir şiir denemesini sunuyorum : | |
|
Dr. Halit Akmansu, 1957 yılında Ankara’da doğdu. 1974 yılında TED Ankara Kolejini bitirdi. 1981 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1981-85 yılları arasında Hacettepe’de KBB Uzmanlık Eğitimi aldı. SB Ankara Hastanesinde iki yıl Başasistan olarak çalıştı. 2001 yılından beri Ankara Numune Hastanesi KBB Kliniğinde Şef Yardımcısı olarak çalışıyor. Dr. Halit Akmansu 2005 yılında Doçent oldu. Ayni ad ve soyadını taşıyan Dedesi Halit Akmansu, 1884 yılında Kastamonu’nun Daday ilçesinde doğdu. 1903 yılında Bursa Askeri Rüştiyesini bitirdi. 1906 da Harbiye’den ve 1909 yılında Harp Akademisinden mezun oldu. Millî Mücadele sırasında 2. İnönü Zaferinin kazanılmasında büyük rol oynadı. 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz sırasında 5. Kafkas Tümen Komutanı iken, 2 Eylül 1922 günü Uşak’ta Bölmelik Tepede Yunan Kuvvetleri Başkomutanı General Trikopis’i esir aldı ve bu başarısından dolayı Mustafa Kemal Paşa tarafından kutlanarak BMM Hükümetince Miralay’lığa terfi ettirildi. Nisan 1923 de Atatürk’ün isteği üzerine siyasete atılıp Kastamonu Milletvekili oldu. 1953 yılında ölen Akmansu’nun naaşı 1988 de Ankara’daki Devlet Mezarlığına nakledildi.
Kurmay Albay Halit Akmansu’nun Yunan Başkomutanı General Trikopis’i teslim alış öyküsünü Dr. Ziya Göğem’in, Halit Beğ’i anlattığı iki ciltlik kitabından öğreniyoruz: | |
|
1871 yılında İstanbul’da doğan ve Mekteb-i Sultani (GS Lisesi) yi bitirdikten sonra 1895 yılında İstanbul’daki Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye’den (Sivil Tıp Okulu) mezun olan Dr. N. Taptas, 1896’da Paris’e giderek Kulak-Burun-Boğaz İhtisası yapmıştır. 1897 yılında KBB İhtisasını geliştirmek için Halle’de Schwartze Kliniği, Berlin’de Charite Hastanesinde Prof. Fraenkel, Passow, Jansen Klinikleri ve Viyana’da Prof. Politzer’in yanında çalışmıştır. İstanbul’a döndüğünde Avusturya St. Georges Hastanesi KBB Uzmanlığına tayin edilmiştir. 1908 yılında Kadırga’daki Tıp Mektebine Muallim Muavini olarak atanmış, ayni zamanda Haseki Hastanesi’nde KBB Polikliniğine devam eden Tıp Öğrencilerinin eğitiminde rol almıştır. Osmanlı döneminde Sultan V. Mehmet Reşat’ın ve Cumhuriyet döneminde de Atatürk’ün özel hekimliğini yapmıştır. 31 Mayıs 1955 tarihinde vefat eden Dr. Taptas, 60 yıl kadar KBB Hekimliği yapmış ve bu süre içerisinde Avrupa’da birçok Uluslar arası Kongreye bildirileri ile katılıp, o dönemde Avrupa’da basılan Tıp dergilerinde çok sayıda ve kaliteli yayınlar yapmıştır. Bugün bile hepimizi kıskandıracak sayı ve kalitedeki yayınlarından bulabildiklerimi ekte liste halinde sunuyorum : | |
|
Daha önce hikâyelerini naklettiğimiz ve 1867 yılında şair Namık Kemal’in oğlu olarak İstanbul’da dünyaya gelen Ali Ekrem Bey (1867-1937), bu nedenle Namık Kemalzâde ön adıyla tanınır. Kendisi son dönem Osmanlı Devlet adamı ve Edebiyatçısıdır.
1910-1933 yılları arasında İstanbul Darülfünun’unda Edebiyat Müderrisliği yapmış ve Galatasaray Lisesi Edebiyat Öğretmenliğinde bulunmuştur. 1937 de İstanbul’da ölmüştür. Yaşadığı olayları gerçekçi bir dille anlattığı öykülerle tanınmıştır.
Ekte, eşinin boğazında oluşan Peritonsiller Abse’ye baba dostu Dermatoloji Uzmanı Dr. Zambako’nun önerdiği Cerrah Dr. Kanburoğlu’nun müdahalesini ve o dönem bu girişimlerin ücretlerini öğreneceğiz : | |
|
Prof. Dr. Vahdettin Özan, uzun yıllar Gülhane Hastanesi KBB Kürsüsünde Öğretim Üyeliği ve Şef’liğini yaptı. Bu zaman süresi içerisinde birçok KBB Uzmanı yetiştirdi. Çok başarılı meslekî yaşantısının yanında çok iyi bir sporcu ve oldukça şişman bir kimse idi. Onun bu hususiyeti ve Kliniğinin özellikleri 1945 yılının Gülhane Albümünde Dr. Hamdi Yılmaz tarafından “Otto Moto Hippo Aero Laryngologie” başlığı ile aşağıdaki biçimde hicvedilerek yayınlandı. Bu öyküyü ayni albümden alınmış 1945 yılı KBB Kliniği fotoğrafı ve Gülhane Kliniğinin Asistanları ile birlikte çizilmiş karikatürü ile birlikte yayınlıyoruz : | |
|
Hatice Bodur, çok başarılı bir eğitim dönemi geçirdikten sonra önce Fen Fakültesini ardından da 1936 yılında İstanbul Tıp Fakültesini Pekiyi derece ile bitirdi. 1940-1943 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi KBB Kürsüsünde Sağlık Bakanlığının Fahri Asistanı olarak çalıştı ve 1943 yılı Mayıs ayında İhtisas Sınavını vererek Türkiye’nin ilk Kadın KBB Uzmanı oldu. KBB Diplomasını almasına rağmen, muhtemelen KBB alanında hiç çalışmadı ve bir ay sonra Almanya’ya giderek Kimya bölümünde çalışmalarını sürdürdü. Biokimya dalında önce Doçent, sonra da Profesör olarak Akademik kariyer yaptı ve 1973 yılında bu Bilimn Dalından emekliye ayrıldı. KBB alanının ilk kadın Uzmanı olan Dr. Hatice Bodur’un ilginç yaşam öyküsünü birlikte gözden geçirelim: | |
|
Prof. Dr. Hikmet Altuğ, 1914 yılında İstanbul’da doğdu. 1940 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra 1943-46 yılları arasında Gülhane’de KBB İhtisas eğitimi gördü. 1955 yılında Doçent oldu ve İstanbul Tıp Fakültesinde Ord. Prof. Dr. Ekrem Behçet Tezel’in yanında çalıştı. 1963 yılında Profesör oldu ve ayni yıl Dr. Nurettin Sözen ile birlikte Cerrahpaşa KBB Kürsüsü’nü kurdu. 1981 yılına kadar Cerrahpaşa Tıp Fakültesi KBB Direktörlüğünü yürüttü. 10 Eylül 2002 tarihinde aramızdan ayrıldı.
Dr. Hikmet Altuğ, örgütlenmeye çok önem veren bir kimse idi. KBB Eğitimine yaptığı büyük katkıların yanında onun en önemli özelliği Türk KBB topluluğunda bir ilki gerçekleştirmiş olmasıdır. Günümüzde sayıları hayli artmış olan KBB Dergilerinin ilk yayımcısı Dr. Hikmet Altuğ dur. Kimsenin böyle bilimsel bir KBB Dergisi çıkartmaya cesaret edemediği bir dönemde, bir ilki başlatmış ve 1962 yılında camiamızın ilk Dergisi olan “Türk Otolarengoloji Arşivi” ni çıkartmıştır. 40 yılı aşkın bir süredir yayınına devam etmekte olan bu Derginin, Hocamız tarafından kaleme alınan Önsözünden Derginin çıkış öyküsünü, Ekrem Behçet Hocamız ve dönemin KBB Uzmanlarının bu Dergi ile ilgili ilk görüşlerini öğreneceğiz : | |
|
1933 yılında Askeri Sıhhiye Mecmuasında Adana’dan KBB Hekimi Orhan Mahir ile Gülhane KBB Kliniği Muavini Dr. Nejat Rıza arasında, Sluder Tonsillektomisi ile Total Tonsillektomi ameliyat yöntemlerinin yararlılığı konusunda sert tartışmalar yaşandı.
O dönemlerde Tonsillerin iki farklı yöntemle çıkartılmasının yararına yürekten inanan bu iki meslektaşımızın ilginç tartışmalarını, yer darlığı nedeniyle kısaltarak bilgilerinize sunuyoruz : | |
|
Kış tatilini geçirmek üzere Girit adasındaki Hanya Liman kentine giden Ferik Saip Paşa, ağır bir Boğaz enfeksiyonu geçirir. Askeri Hekimler hemen trakeotomi yapılmasını önerirler. Ancak Paşa’ya müdahele yapılması için Padişah’tan izin alınması gerektiğine karar verilir ve 25 Şubat 1894 tarihli bir telgrafla bu izin İstanbul’dan istenilir. Ertesi gün, 26 Şubat 1894’de gelen bir telgrafla bu ameliyatın Padişahın iznine tabi olmadığı, bunun Tabiplerin kararı, hastanın ve hasta sahiplerinin onayına bağlı bir iş olduğu bildirilir. Ameliyatın yapılıp yapılamadığı bu yazışmalardan anlaşılamasa da, 4 Mart 1894 tarihinde gelen bir telgraftan Paşa’nın öldüğü ve ailesinin de perişan bir durumda olduğu öğrenilir.
Bu ilginç telgraf yazışmalarının Osmanlıca metinlerini ve Türkçe özetlerini, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nin Y.PRK.UM, Nr. 29/44 no. lu kayıtlarından öğreniyoruz : | |
|
Dr. Ziya Nuri Birgi, 5 Ağustos 1872 de İstanbul’da doğdu. İlk ve Orta Öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye’ye kaydoldu ve 11 Şubat 1888 de Askeri Tıbbiye’den Tıp Doktoru Diploması’nı aldı. 6 ay Haydarpaşa Hastanesinde Tabip Muavinliği yaptıktan sonra, 1890 yılında Müsabaka Sınavı ile Emraz-ı Umumiye Ders Muavinliğine tayin edilir. 1892’de İstanbul Kolera Salgını sırasında Fatih Bölgesinden sorumlu Kolera Mücadele Hekimliği yapar. 1894 yılında Mekteb-i Tıbbiye Muallimler Meclisi’nin seçme sınavı ile Berlin’e gönderilir. Burada, Kaiser Wilhelm Akademisi’nde ilk sınıftan başlayarak Tıp Fakültesini yeniden okur ve 15 Mart 1898’de bu Akademi’den yeniden Tıp Doktoru Diplomasını alır. Hemen sonrasında, Kulak ve Boğaz Kliniğine Asistan kabul edilerek, bir yıl Charité Hastanesi Kulak Kliniğinde Prof. Trautmann ile ve bir yıl da Kulak-Boğaz Kliniğinde Prof. Fraenkel yanında Asistanlık yaparak KBB Uzmanı olur. Bu eğitimi sırasında Hartmann ve Babinski Poliklinikleri’ne devam eder. Bir ay süreyle Paris’e giderek Lermoyez ve Castexin Servislerinde gözlemlerde bulunur. Asistanlığının bitiminde Leipzig ve Halle’ye giderek bilgi ve görgüsünü arttırır. Viyana’da Urbantisch ve Chiari Klinikleri’nde incelemelerde bulunur. 1900 yılı Şubat ayında İstanbul’a dönerek Gülhane Hastanesi’nde Üzniye, Enfiye ve Hançereviye tedrisine tayin edilir ve bu Servisi yeniden kurar. 1902 yılında ilave-i memuriyetle Şişli Etfal Hastanesi’ne tayin edilir. 1908’de Meşrutiyet’in ilanında, Mekteb-i Tıbbiyelerin tevhidiyle oluşturulan Tıp Fakültesi’nde Seririyat-ı Üzniye ve Hançereviye Muallimliği’ne seçilir. Haydarpaşa’daki Kliniği yeniden düzenler. 1910 Balkan Harbinin ilanı ile Selanik mıntıkasına Ordu Sıhhiye Müşaviri ve Merkez Hastanesi Mütehassıslığı ile vazife yapar. Eylül ayında, Fakülteye yeniden tayin edilir. 1912 Harb-i umumi Seferberliği’nde İhtiyat Asker Hastanesi ilan edilen Tıp Fakültesi Hastanesi’ne Sertabip olarak tayin edilir ve Çanakkale Savaşının sonuna kadar bu görevde kalır. 1913 Temmuz’unda İzmir Fırkası Askere alma ve Sıhhiye İşlemlerini teftişle memur Heyet Reisi olarak gönderilir ve bu vazifesinin sonunda tekrar Fakülte Başhekimliği ile görevlendirilir. 1918 yılında I. Dünya Savaşı sonrasında Askerlikten Livalık (Tuğgeneral) rütbesiyle emekliye ayrılır. 1919 senesi Kasım ayında Fakülte Riyasetine (Dekanlık) seçilir, bu görevi 1,5 yıl sürer.İstiklal Savaşı sırasında Fakültede öğretimine devam eder. 1933 yılında Atatürk’ün Üniversite Reformu sırasında Fakültedeki kadrosuna son verilir. 1 yıl sonra fahri olarak yeniden Kürsüye davet edilir. 1933 Emekli olduktan sonra seçimlere katılır ve Cumhuriyet Halk Fırkası’ndan (CHP) Kocaeli Milletvekili seçilir. 7 Kasım 1936 da Ankara’da vefat eder. Ölümünden sonra Tıb Dünyası Dergisinde Dr. Fahrettin Kerim Gökay, onun kişiliğini şu sözlerle anlatır : | |
|
Behbut Cevanşir, Sovyet İhtilali sonrası Türkiye’ye sığınan Petrol Mühendisi Behbuthan Cevanşir’in torunudur. Babası ve Amcası 18 Temmuz 1921 de Pera Palas Oteli önünde Misak Torlakyan adlı bir Ermeni’nin suikastine uğrarlar. Azerbeycan Cumhuriyeti eski İçişleri Bakanı olan Amcası Behbudhan Cevanşir ölür, Babası ise ağır yaralanır. İstanbul İngiliz işgali altındadır. İngilizler davanın Torlakyan lehine dönmesi için çabalarken mağdur olan babası, iyi bir Avukat bulur. O Avukatın kızı, daha sonra Behbut Cevanşir’in Annesi olacaktır. Büyükbaba davayı kazanır ama İngilizler Torlakyan’ı İstanbul’an kaçırmayı başarır. Bu olay ünlü “Torlakyan Davası” olarak kitaplara geçer. Behbut Cevanşir, 6 Ekim 1926 yılında İstanbul’da doğar. 1947 de Galatasaray Lisesi ve 1953 yılında da İstanbul Tıp Fakültesini bitirir. 1955-58 yıllarında Istanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde KBB İhtisası yapar. 1958-61 yıllarında Berlin ve Hannover Üniversitelerinde çalışır. 1963 de Doçent ve 1971 yılında Profesör olur. Özellikle Larenks Kanserleri, Çocuk İşitme Kayıpları ve Foniatri üzerinde yoğun çalışmalar yapar. 1994 yılında emekli olur. 29. Kasım 1999 tarihinde 73 yaşında aramızdan ayrılır. Onun spor hayatını ve Tenis tutkusunu Tulûhan Tekelioğlu’nun 23.08.1991 tarihinde Hürriyet Gazetesinde çıkan “TENİSİN BÜYÜKBABASI” başlıklı röportajından öğreniyoruz : | |
|
Şanîzade Atâullah Efendi 1771 yılında İstanbul’da doğdu ve 1826 yılında Tire’de 55 yaşında öldü. Süleymaniye Tıp Medresesini bitirmiştir. Latince, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Farsça, Rumca bilen ve altı ayrı Bilim dalında toplam 18 eser veren ve çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Mehmet Atâullah Efendi modern ilimlere inanan, aydın bir kişidir. Italyancadan tercüme ettiği “Hamsei - Şanîzade”, Osmanlının matbaada basılan ilk Tıp Kitabı olma özelliğini taşımaktadır. Kitap beş bölümden oluşmaktadır. Dördüncü kitap “Kânûn-ül Cerrâhîn”, Şanîzade Mehmet Ataullah’ın Cerrahi kitabıdır. Bu kitabın 32. sayfasında Kuşpalazı (Difteri) hastalığı anlatılırken “fî Ameli’l Cerrahi li’l Hunnak” başlığı altında, günümüzde Trakeotomi olarak bildiğimiz ameliyat yöntemi anlatılır. Sadeleştirilmiş biçimiyle sunuyoruz : | |
|
Dr. Bedri Noyan, 1912 yılında Serez’de doğdu. Babası Subaylıktan emekli olunca Samsun’a yerleştiler. Ortaokul ve Liseyi Samsun’da okudu. 1931 yılında Samsun Lisesi’nin ilk mezunları arasında yer aldı. 1937 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. KBB İhtisasını Ankara Numune Hastanesinde Avusturya’lı Profesör Max Meyer’in yanında yaptı. 1946 yılında İstanbul Tıp Fakültesinde, Ekrem Behçet Tezel’den sonra Türkiye’nin ikinci KBB Doçenti oldu. 1951 de Üniversiteden ayrılarak Aydın ve İzmir’de Serbest KBB Hekimi olarak çalıştı. KBB, Türkoloji ve Folklor Kongrelerine tebliğler sunarak katıldı. Tıp Dergilerinde çok sayıda yayınları ve çeşitli Dergilerde araştırma yayınları yayınlandı. Dr. Bedri Noyan, 21.3.1959 da Alevi ve Bektaşi toplumu tarafından Dedebaba seçildi ve 1998 de ölene kadar da 39 yıl Dedebaba olarak bu toplumun en üst düzey Liderliğini yaptı. İlişikte, Bektaşi Dedebabalığı’nın önemi ve Dr. Bedri Noyan’ın özelliklerini öğreneceğiz : | |
|
Önceki yazılarımızda kendisinden bahsedilen, 1891 doğumlu Dr. Ziya Ahmet Dura, 1918 de Askeri Tıbbiye’den mezun olduktan sonra Dr. Ziya Nuri Paşa’nın Kürsüsünde KBB İhtisası yapmış, I. Dünya Savaşından sonra Adana’ya yerleşerek 13.10.1968 tarihinde ömrünün son gününe kadar mesleğine devam etmiştir. Yanında yetiştiği Hocası Ziya Nuri Paşa, büyük boy bir Portre fotoğrafını 4.IX.1933 tarihinde “Aziz Meslektaşım Ziya Ahmet Bey’e” yazısıyla imzalayarak kendisine verdikten 3 yıl sonra Ankara’da vefat eder. Kendisini yetiştiren Hocasının ölümüne çok üzülen Dr. Ziya Ahmet Dura, o günlerdeki duygusunu içtenlikle dile getiren bir mektup yazar ve bu mektubu hiç kimseye göstermeden zarfa koyarak Hocasının Fotoğrafının çerçevesinin arkasına yerleştirir.
Bu olaydan 69 yıl sonra o fotoğrafı, Diş Hekimi olan oğlu Mehmet Dura’nın muayenehanesinde gören Dr. Yücel Tanyeri, fotoğrafı taratıp bir örneğini almak için çerçeveyi açtığında, eskimiş bir zarfın içerisinde KBB Uzmanı Ziya Ahmet Dura’nın el yazısı ile kaleme aldığı bu tozlanmış mektuba tesadüfen ulaşır.
Kendisini yetiştiren “Hocasına saygı”nın derin izlerini taşıyan bu kısa mektubu birlikte okuyoruz : | |
|
İsmet İnönü'nün Klasik Müzik konserlerini izlediği Mamak'taki tarihi Musiki Muallim Mektebi binası 1980'li yıllarda Mamak Belediyesi'ne devredilince, bütün eşyalar Hacettepe Üniversitesi'nin Beşevler’deki yeni Konservatuar binasına gönderilir. Deponun kapısı, bir süre önce Konservatuar Müdürlüğünü de yürütmeye başlayan Hacettepe Üniversitesi KBB-Odyoloji Bölüm Başkanı Prof. Erol Belgin tarafından açılır. Bu depolar yeniden düzenlenirken, her iki yanında hoparlörler bulunan deri bir koltuk Dr. Erol Belgin’in dikkatini çeker. Kısa bir soruşturmadan sonra bu koltuğun 1936 dan sonra Devlet Konservatuarı olarak bilinen ve aslında 1924 yılında kurulan Musiki Muallim Mektebinin Konser Salonunda, İsmet İnönü tarafından Klasik Müzik Konserlerini izlemek amacıyla kullanıldığını saptar. Her iki kulağında Otoskleroza bagli Mikst tip İşitme Kaybı olduğu bilinen İsmet Paşa’nın bu koltukta otururken, sol kolçak üzerinde mekanik bağlantı ile çalışan bir akustik fan ve bu fan'a çarpan ses titreşimlerinin Berjer koltuğun her iki tarafına yerleştirilen ses toplayıcıları tarafından yükseltilerek her iki kulağa da 30-40 dB lik bir amplifikasyonla ilettiğini sistemin, koltuğun yanındaki düğmeye basıldığı zaman devreye girdiği ve bu yolla Paşa’nın Konserleri rahatça izlediği anlaşılır. İşitme azlığı olmasına rağmen Konserleri özel bir koltukla izleyen İkinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün müzik tutkusunu Şef Hikmet Şimşek’in konuşmasından öğreniyoruz : | |
|
13 Kasım 1908 de Gülhane Asker Hastanesi’nde memleketimizde bir yenilik olmak üzere ilk defa “Gülhane Müsamereyi Tıbbiyesi” adı ile ilmi toplantılar yapılmaya başlandı. Ülkemizdeki Bilimsel Toplantıların ilk öncüsü olan bu “Müsamereler” çok faydalı olur, müessese dışından gelen hekimler de bundan yararlanırdı. Gülhane Müsamereleri (Der Medizinische Abend, Die Wissenschaftlichen Abende) daha sonraları başka Hastane ve Cemiyetlerin İlmi Toplantılarına örnek teşkil etmiş ve bugünkü Bilimsel Toplantılarımızın ilk tohumu olmuştur.
Gülhane Müsamere’lerini yönetmek ve yönlendirmek için Başkanlığına KBB Kliniği Direktörü Prof. Dr. Ziya Nuri Paşa, Sekreterliğine Prof. Tevfik Recep ile Dr. Mahzar Osman seçilirler. Gülhane Müsamereleri’nin 13 Kasım 1908 de Ziya Nuri Paşa Başkanlığında yapılan ilk ilmi Toplantısında; Pernisyöz Anemi, Anemia Gravis Secunderia, Rectum Sifilizi, Neurofibromatosis, Mukoza Tüberkülozu, Safra Taşının Spontan Olarak Karın Duvarına Açılması, Atherosklerotik Anevrizma başlıklı konular tartışılır. Bu ilk Toplantıda Wieting Paşa’nın yaptığı açılış konuşmasını ve 30 Nisan 1933 de yapılan bir Toplantıda Tonsillektomi üzerindeki müzakereleri okuyoruz: | |
|
1893 yılında Yugoslavya Metroviçe’de doğan Dr. Ekrem Behçet Tezel,
Tıp Fakültesini 1918 yılında bitirir. 1921 yılında Gülhane’den ihtisasını aldıktan sonra Almanya ve İsviçre’de çalışır. 1933 de İstanbul Üniversitesinin kurulması üzerine Prof. Erich Ruttin ile birlikte KBB kadrosuna katılır. Buranın ilk Doçenti olarak görev yapar ve 1952 yılında KBB’ın ilk ve tek Ordinaryüs Profesörlüğüne kadar yükselir. 1960 yılında emekli olur ve 1965 yılında 72 yaşında İstanbul’da ölerek aramızdan ayrılır.
Görevi sırasında İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı 7 Ocak 1936 tarihinde kendisinden KBB Eğitimi konusunda bir ara rapor ister. Ekrem Behçet Hocamız bir hafta içerisinde daktilosu ile Raporunu yazar ve Dekanlığa gönderir. Bu Raporun ikinci bir örneği İstanbul’da sahaflarda tesadüfen, kısmen güveler tarafından yenilmiş ve harap biçimde bulunur. 1936 yılında KBB öğrenci eğitimi şeklini bu yazıdan öğreniyoruz : | |
|
1893 yılında Yugoslavya Metroviçe’de doğan Dr. Ekrem Behçet Tezel,
Tıp Fakültesini 1918 yılında bitirir. 1921 yılında Gülhane’den ihtisasını aldıktan sonra Almanya ve İsviçre’de çalışır. 1933 de İstanbul Üniversitesinin kurulması üzerine Prof. Erich Ruttin ile birlikte KBB kadrosuna katılır. Buranın ilk Doçenti olarak görev yapar ve 1952 yılında KBB’ın ilk ve tek Ordinaryüs Profesörlüğüne kadar yükselir. 1960 yılında emekli olur ve 1965 yılında 72 yaşında İstanbul’da ölerek aramızdan ayrılır.
Görevi sırasında İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı 7 Ocak 1936 tarihinde kendisinden KBB Eğitimi konusunda bir ara rapor ister. Ekrem Behçet Hocamız bir hafta içerisinde daktilosu ile Raporunu yazar ve Dekanlığa gönderir. Bu Raporun ikinci bir örneği İstanbul’da sahaflarda tesadüfen, kısmen güveler tarafından yenilmiş ve harap biçimde bulunur. 1936 yılında KBB öğrenci eğitimi şeklini bu yazıdan öğreniyoruz : | |
|
ŞERAFEDDİN SABUNCUOĞLU, 1380 yılında Amasya’da doğmuş, uzun yıllar Amasya Dar’üşşifa’sında çalışmış ve muhtemelen 1465 yılında yine orada 85 yaşında ölmüş Cerrah, Eczacı ve araştırmalar yapan ulu bir Hekimdir. Şerafeddin Sabuncuoğlu’nun üç Tıp Kitabı vardır : AKRABADİN, MÜCERREBNAME ve CERRAHİYAT-ÜL HANİYYE. El yazması ile yazılıp, renkli şekillerle bezenmiş bu Cerrahi Atlas, 1460’lı yıllarda yani günümüzden yaklaşık 550 yıl kadar önce Amasya’da yazılmış ve kitabının önsözünde Sabuncuoğlu’nun ; “katında, ilimden başka hiçbir şey rağbet görmez...” dediği Fatih Sultan Mehmed’e sunulmuştur.
Üç ayrı bab (bölüm) dan oluşan bu kitabın ilk bab’ında dağlama ile tedavi yöntemleri, ikinci bab’da cirahatler yarmak, dikmek ve tedavi etmenin yolları ve üçüncü bab’da ise kırık ve çıkıkların tedavisi şekillerle açıklanmaktadır. İkinci bab, kırküçüncü fasıl’da günümüzde Trakeotomi olarak bilinen işlemin nasıl yapıldığı anlatılmaktadır. Bu kısmı Şerafeddin Sabuncuoğlu’nun dilinden aynen aktarıyoruz. | |
|
Dr. Kıvanç Ayas, 1966 yılı Haziran ayında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olur ve o dönemlerde çok gözde olan Sağlık Hizmetlerinin Sosyalizasyonu Projesine katılmak üzere Doğu İllerimizden Elazığ’ın Karakoçan ilçesine Hükümet Tabibi olarak tayin edilir ve büyük bir hevesle göreve koşar. O yıllarda, Türkiyenin birçok yerinde olduğu gibi bu İlçede de elektrik yoktur. Elektriğin bağlanma çalışmalarının yapıldığı ilk gece Dr. Kıvanç Ayas, daha sonra meslek olarak seçeceği ve Profesörlük ünvanına kadar erişeceği Kulak-Burun-Boğaz’ın en zor ve acil ameliyatlarından birini yapmak zorunda kalır. Bu ilginç öyküyü o anları yaşayan Hakim Mustafa Kongur’un anılarından dinliyoruz : | |
|
Prof. Dr. Nicholas Taptas, 1871 de İstanbul’da doğdu. Türkiyede aldığı çok başarılı bir tıp eğitiminden sonra, 19. yüzyılın sonlarında Viyana, Berlin ve Paris’te KBB Hekimliğini geliştirdi. İstanbulda Saint-Georges Hastanesinde çalıştı ve 1955 yılı Mayıs ayında 84 yaşında ayni şehirde öldü. 20. yüzyılın başında Avrupa’da çok tanınan bir KBB Hekimimizdi. Çok sayıda Uluslararası yayın yaptı, özgün aletler ve ameliyat yöntemleri geliştirerek haklı bir şöhret kazandı. 1900 lü yılların başlarında dünyada ilk kez Enükleasyon Tonsillektomisi (Total Tonsillektomi) yöntemini tarif etti, bunun için aletler ve çok özel bir sandalye geliştirdi. Deneyimlerini 1910 lu yıllarda Viyana’da Uluslararası Tıp Kongresinde sunup, Fransa ile Almanya’nın önde gelen KBB Dergilerinde yayınladı. Bu bölümde, Dr. Taptas’ın 1900 yılı başlarında yaptığı 3000 tonsillektomi’nin ayrıntılarını, bu ameliyat için geliştirdiği aletleri ve bu ameliyatta kullandığı özel sandalyesini kendisinin orijinal makalesinden öğreneceğiz. | |
|
Prof. Dr. Vahdettin Özan, 1901 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Gülhane Hastanesinde KBB Mütehassısı oldu. Hocası Prof. Dr. Sani Yaver idi. 1929 yılında Ankara Cebeci Asker Hastanesi KBB Kliniği Şefliğine getirildi. 1938 yılında ve 37 yaşında Profesör oldu ve Gülhane Hastanesinde Hocası Sani Yaver’den boşalan KBB Kürsü Başkanlığına getirildi. 22 yıl bu görevde kaldı. KBB alanında birçok Öğretim Üyesi yetiştirdi ve beş temel KBB kitabı yayınladı. İki yıl GATA Komutanlığı yaptı ve 27 Mayıs 1960 Devrimi sırasında Tümgeneral rütbesi ile emekliye ayrıldı. 28 Eylül 1966 tarihinde İstanbul’da Levent’deki evinde vefat etti. Ölümünden sonra, kendisine “sevgili oğlum” dediği Vahdettin Özan’ın ölümünden duyduğu üzüntüyü ve onun özelliklerini Hocası Prof. Dr. Sani Yaver, Türk ORL Arşivi Dergisinde dile getirdi. Hocasının kaleminden Vahdettin Özan’ı tanıyoruz | |
|
Ülkemizde ilk Tıp Okulu Sultan II. Mahmut döneminde 14 Mart 1827 de “Tıphane” adı altında kuruldu. Bu Okulun öğretim Lisanı Fransızca idi. Sultan II. Mahmut Okulun açılışında Öğrencilere hitap ederek : “Bizler bir taraftan bilgili Hekimler yetiştirip, orduda ve ülke içinde gerekli vazifelerde kullanırken, bir taraftan da Tıp dilini Türkçeleştirmeye ve lüzumlu kitapları da kendi lisanımızda yazmaya gayret etmeliyiz” der. Uzun yıllar Fransızca, Osmanlıca ve Arapçanın etkisinde kalan Tıp terimleri, ancak Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki dönemlerde günümüzdeki şekline erişir. Tıp Dili’nin Türkçeleştirme çabalarının ilk öncüsü, Bursa Ahmet Vefik Paşa Memleket Hastanesinde KBB Hekimi olarak çalışan kişi Dr. Şefik İbrahim İşçil’dir. Onun yoğun çalışmaları olmasaydı, günümüzde hala Kulak yerine Üzn, Burun yerine Enf, Ağız yerine Fem, Boyun yerine Unk kelimelerini kullanıyor olacaktık. Dr. Şefik İbrahim (1892-1957), Tıp öğrenimini Avrupada tamamlamış, KBB İhtisasını Gülhane’de yapmış, iki Dil bilen, iki İhtisaslı bir Hekimdir. Afganistan’da Üniversitede Hocalık yaparken 1924 yılında yurda çağrılmış ve Bursa Hastanesi KBB Servisi onun tarafından kurulmuştur. 1951 yılında emekli olmuştur. Dr. Şefik İbrahim’in Tıp Dilinin Türkçeleştirilmesi konusunda yaptığı çabaları ve zorlukları birlikte okuyacağız : | |
|
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde Dr. Ekrem Behçet Tezel’in yanında çalışarak 1955 yılında KBB Uzmanı olan Dr. Erdoğan Konuk, 1958 yılında “Üst Hava Yolları Allerjilerinde İntranazal Kortizon Aplikasyonları” başlıklı Tezi ile KBB Doçenti olmuştur. 1950’li yılların sonunda Paris’e giderek Lariboisier Hastanesinde Fasial Plastik Cerrah Maurel Fatio’dan Yüz Estetiği ve Rinoplasti yöntemlerini öğrenen ve kendi değimi ile “bu konu bir kara sevda gibi beni sarmıştı” diyen Dr. Erdoğan Konuk, 1960’lı yıllarda İstanbul’da bu yöntemle birçok kişiyi ameliyat ederek sağlığına kavuşturmuştur. 1963 yılında kurulan Türk Plastik Cerrahi Derneği’nin ilk kurucuları arasında yer alan Dr. Erdoğan Konuk, o dönemlerde özellikle Sinema ve Sahne Sanatkarlarına uyguladığı çok güzel burun ameliyatlarıyla haklı bir şöhret yapmıştır. Bu bölümde, o yılların popüler bir dergisi olan “7 GÜN” de Dr. Erdoğan Konuk ile gazeteci Turhan Aksoy’un yaptığı bir Röportajı aynen yayınlıyoruz : | |
|
“Işık” manasına gelen “Yaltırım” soyadı bizzat Atatürk tarafından kendisine verilen ve Atatürk’ün KBB Doktoru olarak bilinen Dr. Ziya Naki, 1908 yılında Tıbbiyeyi bitirmiş, Balkan ve I. Dünya Savaşlarında ordu’da Hekim olarak görev yaptıktan sonra Haydarpaşa Tıp Fakültesinde KBB İhtisası yapmış ve daha sonra Fransa’da Bordeaux ve Paris’de mesleki incelemelerde bulunmuştur. Balıkesir Askeri Hastanesinde çalışırken Atatürk’ün teveccüh ve itimadını kazanmış, 1934-38 yıllarında bir dönem Ordu Milletvekilliği yapmış ve sonra da Haseki ve Şişli Etfal Hastanelerinde Mütehassıs olarak vazife görmüştür. Dürüst, temiz ahlaklı, zarif bir Hekim olan Ziya Naki Yaltırım, 23.12.1954 günü aramızdan ayrılmıştır. 12 yıl süreyle Atatürk’ün Doktorları arasında vazife gören Ziya Naki Yaltırım’ın Atatürk ile ilgili anılarını 10 Kasım 1951 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde kendisi ile yapılan bir Röportajından öğreniyoruz: | |
|
1903 yılında Askeri Tıbbiye’den mezun olan Dr. Sani Yaver, 1911 de Paris ve Bordeaux Üniversite Kliniklerinde çalışmış, 1913 yılında dönüşünde Haydarpaşa Askeri Hastanesi KBB Kliniğini kurmaya memur edilmiş ve 1918 de Gülhane’ye Hoca olarak atanmıştı.
20 yıl müddetle burada çalışan Dr. Sani Yaver Ordusuna ve Yurduna yararlı hizmetlerde bulunmuş ve 32 tane KBB Uzmanı yetiştirmiştir. Orta boylu, tıknaz, dökülmüş saçlı, kesik bıyıklı ve kalın sesli idi. Daha ziyade ayakta ve ileri, geri adımlarla dolaşarak konuşma jestleri yapardı. Boynunu biraz yana eğilmiş gibi tutardı. İlimde “milliyetçi” hassasını en seçkin şekilde temsil kabiliyetine malik belki de tek Hoca idi. Milletini çok sever, en ileri olmasını isterdi. O’nun Gülhane’de yaptığı bir konuşmasını iletiyoruz : | |
|
Dr. Naci Doğancı, 1914 yılında Askeri Tıbbiye’yi bitirdi. Balkan Savaşı, Çanakkale Harbi, Kurtuluş Savaşı’na katıldı ve tüm cephelerde Hekim olarak görev yaptı. Bahriye Hekimliği ve 1927 yılında da Hamidiye Kruvazörü Doktorluğu yaptıktan sonra Askerlikten ayrıldı. 1927-1934 yılları arasında Sivas ve Gaziantep Memleket Hastanelerinde KBB Mütehassısı olarak görev yaptı. 1934 yılında Haseki Hastanesi KBB Mütehassıslığına tayin edildi. 8 sene bu vazifede kaldıktan sonra bu Hastanenin Başhekimi iken 51 yaşında aramızdan ayrıldı. Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası sahibi bu değerli meslektaşımızın ölümünü 28 İkincikanun 1943 tarihli Son Posta Gazetesi tam sayfa olarak okurlarına duyururken, yeğeni Prof. Dr. Sadi Irmak onu çok güzel anlatan bir makale ile kendisini ölümünden 60 yıl sonra günümüzde bizlere de tanıtmış oldu : | |
|
KBB Uzmanı Dr. Nejat Kulakçı'nın Askeri Tıbbiye'den sınıf arkadaşı olan Nihal Atsız, 1905’de İstanbul’da doğdu. 1922 yılında Askeri Tıbbiye’ye girdi ve Haydarpaşa Tıp Fakültesi'nde Tıp Eğitimine devam ederken, bu okulun 3. sınıfında Arap asıllı bir Subaya selam vermeyi reddetiği için okuldan çıkartıldı. Daha sonra Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. Türkçülük Ülküsünü güçlendirmek için çeşitli faaliyetlerde bulundu. Milliyetçi neslin yetişmesinde önemli rol oynamış bulunan Nihal Atsız, “Bozkurtların Ölümü” ve "Bozkurtların Dirilişi" isimli kitapları yayınladı. Türkçüler Derneği’ni kurdu ve Genel Başkanlığını yaptı. 1964’de öldü. Nihal Atsız'ın Tıbbiyede okurken samimi arkadaşı olan Dr. Nejat Kulakçı'nın kişiliğini ve onunla ilgili öğrencilik anılarını birinci elden okuyoruz | |
|
Anadolu Selçuklu Devletinin Sultanı I. Alaaddin Keykubad 1192-1237 yılları arasında yaşadı ve 1220-1237 yılları arasında Hükümdarlık sürdüğü 17 yıl içerisinde Selçuklu Devletini gücünün doruğuna ulaştırdı. Sultan, Hükümdarlığı sırasında Devletinin gücünü arttırmak ve Moğol tehlikesinden korunmak amacıyla Eyyubi Devletinin Sultanı olan Melik Adil’in kızı Gaziye Hatun ile evlenmek ister. Eyyubi Sultanı Melik Adil’e yaptığı teklif uygun görülüp, kabul edilince Sultan Alaaddin Keykubad, gelin alayını karşılamak üzere Malatya’ya doğru yola çıkar. Ancak, boynunda oluşan abse nedeniyle yolda rahatsızlanır. Yaklaşık 780 yıl önce Malatya’da Sultan’ın Derin Boyun Enfeksiyonu’nun tedavisini ve ardından Gaziye Hatun ile evlenmesinin ilginç öyküsünü, o dönemin hatırat yazarı İbn Bibi’nin Farsca El-Evamirü’l-Ala’iye fi’l Umuri’l-Ala’iye eserinden öğreneceğiz. | |
|
1946-1976 yılları arasında 30 yıl süreyle Ankara Tıp Fakültesi KBB Kürsüsünde Profesör kadrosu ile Öğretim Üyeliği ve 18 yıl da bu Kürsünün Başkanlığını yapmış Dr. Emin Burad, Askeri Tıp Fakültesinden mezun olmuş ve Uzmanlığını aldıktan kısa bir süre sonra da 1933 yılında 25. Piyade Alay Baştabibi olarak Dersim Harekatına katılmış ve bu harekat sırasındaki ilginç bir anısını Ankara Tıp Fakültesinin 14 Mart Tıp Dergisinde yayınlamıştır. Bu ilginç öyküyü Hocamız Dr. Emin Burad’ın kaleminden okuyoruz : | |
|
1900 yılında Zile’de doğan Dr. Ethem Yetkiner, Orta ve Lise tahsilini Sivas’da yaptıktan sonra 1924 yılında Tıp Fakültesinden mezun olmuş, Pülümür ve Bayramiç’de Hükümet Tabiplikleri yaptıktan sonra Cerrahpaşa’ya Asistan tayin olmuş ve Muallim Bahri İsmet Bey’in yanında üç sene çalışmıştır. 1937’de Sivas Numune Hastanesi’ne tayin olunan Dr. Ethem Yetkiner, 1942 yılına kadar orada kalmış sonradan Balıkesir’de görev yapmıştır. İsimsiz bir taşra KBB Mütehassısı olan Dr. Ethem Yetkiner, Sivas Memleket Hastanesi’nin 10 yataklı KBB Servisinde 1939 yılının ilk 11 ayında edindiği tecrübeleri ve yaptıklarını “Sivas Numune Hastanesi 1939 Yıllığı”nda, hiç abartmadan ve bütün içtenliğiyle anlattı. Yaklaşık 70 yıl önce ve çok zor koşullar altında yapılan bu akıl almaz işleri Dr. Ethem Yetkiner’in kendi anlatımıyla öğrenirken, bu büyüğümüzle birlikte memleketin değişik köşelerinde kendisini sessiz biçimde hizmete adamış diğer isimsiz meslektaşlarımızı da minnetle yad edeceğiz... (Dr. Ethem Yetkiner Oturanlar ön sıra soldan beşinci kişi) | |
|
Dirim Dergisi 1925 yılında yayınlanmaya başladı ve aralıksız 66 yıl her ay yayınlandıktan sonra, yayın sorumlusu Dr. Feridun Frik’in ölümü üzerine yayınlanmasına son verildi. Türkiye’nin en uzun ömürlü Tıp yayın dizini olan bu derginin “Olan-Bitenler” bölümünde güncel gelişmeler titizlikle yayınlanır ve tüm Hekimler tarafından ilgiyle izlenirdi.
1936 yılında yayınlanmış Dirim Dergisi’nin “Olan-Bitenler” bölümünden Türk Oto-Rino-Larengoloji Cemiyeti’nin 1936 yılı içerisinde her ay yaptığı toplantıların özetini okuyarak Derneğimizin 70 yıl önceki çalışmaları hakkında bilgi edineceğiz: | |
|
Kendisi Ankara Adli Tabibi olan Dr. Behçet Kamay 1940’lı yıllarda Ankara Radyosunda Sağlık ve Sosyal konularda çeşitli konuşmalar yapmaktadır. Bu konuşmalarından oluşan bir Kitabı 1941 yılında Yeni Cezaevi Matbaasında basılarak yayınlanır. Bu kitabın içerisinde, Cumhuriyetimizin kurulduğu ilk yıllarda İzmir’de hayata geçen Sağır-Dilsizler Mektebi hakkında ayrıntılı bilgiler ve bu okulun öğrencilerinin aldıkları eğitimin Atatürk’ü nasıl mutlu ettiğinin öyküsü de vardır. Dr. Behçet Kamay, konuşmasını “gönül yurtta bu gibi müesseselerin çoğalmasını candan arzular” diye bitirir. Cumhuriyetle birlikte Ülkemizde 80 yılda Sağır-Dilsizlerin eğitiminde yapılan aşama meslektaşımızın arzularını karşılar düzeyde midir, birlikte karar verelim : | |
|
KBB Uzmanı Dr. Vedii Tosuncuk 1921 yılında İstanbul’da doğdu. Haydarpaşa Lisesini, ardından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. 1943 yılında Karşıyaka’da futbola başladı. 1944 yılında BJK’nün unutulmaz Kaptanı Hakkı Yeten’in isteğiyle Beşiktaş’a transfer oldu 1956 yılına kadar 12 yıl süreyle aralıksız bu takımda futbol oynadı ve Beşiktaş müdafaasının sol kanadında görev yaptı. 17 kez A Milli Futbol Takımında oynadı. 1 kez A Milli Takım ve defalarca Beşiktaş Takım Kaptanlığı yaptı. Turgay Şeren, İsfendiyar Açıksöz, Cihat Arman, Fikret Kırcan, Gündüz Kılıç, Şükrü Gülesin, Süleyman Seba ve Lefter Küçükandonyadis ile ayni dönemlerde top oynadı.
28 Kasım 1949 da Dünya Kupası elemelerinde Suriye’yi 7-0 yenen takımın sol beki idi.
KBB İhtisasını Samatya SSK İstanbul Hastanesinde tamamladı ve 27 yıl ayni yerde çalıştıktan sonra 1986 yılında yine bu Hastaneden Başhekim Yardımcısı olarak Emekli oldu.
Dr. Vedii Tosuncuk’un Spor geçmişini Cemal Saltık’ın 1960’lı yıllardaki Hürriyet Gazetesindeki Röportajından öğreniyoruz: | |
|
1933 Türk Üniversite Reformu Hitler’in Almanya’da iktidara gelişiyle çakışmış ve Almanya’yı terketmek zorunda kalan Bilimadamları o sıralarda yeniden yapılanma süreci yaşayan İstanbul Üniversitesi’nin boşaltılan kadrolarına davet edilmişlerdi. Görevlendirilen ilk gruptaki yabancı Bilimadamlarından birisi de Viyana Rudolfspital Hastanesi KBB Direktörü Avusturyalı Prof. Dr.Erich Ruttin (1880-1940) idi. İç kulak üzerinde araştırmalarıyla ve “Viyana Otoloji Ekolü”nün oluşumundaki önemli katkıları ile ünlü olan ve Türkiye’ye gelmeden önce Amerika Birleşik Devletleri’nin bir çok Üniversite Kliniğinde davetli Öğretim Üyesi olarak dersler vermiş Prof. Dr. Ruttin, İstanbul Üniversitesi ile on yıllık bir sözleşmeyi, hiç düşünmeden hemen kabul etti. Eylül 1934 de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Bölümünde (Şef) olarak göreve başladı. Ancak Türkiye’de yalnızca bir yıl kalabildi.
Prof. Ruttin’in Türk KBB’ına katkılarını, bu bir yıl içerisinde karşılaştığı çeşitli zorlukları ve Türkiye’den erken ayrılmasının öyküsünü, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Deontoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Arın Namal’ın makalesinden öğreneceğiz. | |
|
1923 yılında Anadolu ve Rumeli Müdafaayı Hukuk Cemiyeti'nin bir Parti'ye dönüştürülerek Türkiyede Demokrasi'nin başlatılması tartışmaları yapılıyordu. Bu tartışmaların sonunda 9 Eylül 1923 tarihinde Cumhuriyet Halk Fırkası kuruldu. O sıralarda Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencileri olan Nihal Atsız ve sonradan KBB Uzmanı olacak Nejat Kulakçı arasında, bu Parti'nin Programının birinci maddesi'nin ne olacağı kararlaştırılıyordu. Bu neş'eli öyküyü ve Nejat Kulakçı'nın özelliklerini Nihal Atsız anlatıyor : | |
|
Namık Kemalzade Ali Ekrem Bey (1867-1937), son devir Osmanlı Devlet Adamı ve Şairlerinden olup, Namık Kemal’in oğludur. 1910-1933 yılları arasında İstanbul Darülfünunu’nda aralıklarla Edebiyat Müderrisliği yapmış ve bir ara Galatasaray Lisesi Edebiyat Öğretmenliğinde de bulunmuştur.
Çocukluğunda çektiği Kronik Tonsillit’in Dr. Barcili tarafından “bir gün yakarım, bir gün yakmam” yöntemi ile iki yıl sürüncemede bırakıldıktan sonra Dr. Daniş Bey tarafından Tonsillektomi yapılarak nasıl tedavi edildiğini bakın ne güzel anlatıyor. | |
|
YENİLMEZ ARMADA : TONSİLSPOR 1970-74 yılları arasında Hacettepe Tıp Fakültesinde Klinikler arasında tam saha Futbol maçları düzenlenir. Bu turnuvalara KBB Kliniğini temsilen katılan TONSİLSPOR takımı 4 yıl üst üste şampiyon olur. İşte bu yenilmez armada'nın başarı öyküsü... | |
|
Dr.Nejat , 1927 yılında Tıp Fakültesini bitirdi ve Gülhane Hastanesinde Dr. Sani Yaver'in yanında K.B.B. ihtisasını tamamladıktan sonra Soyadı Kanunu çıktığı yıllarda da "Kulakçı" soyadını aldı. 1936 yılında, tercüme olmayan kendi bilgi ve deneyimlerini anlattığı 354 sayfa ve 99 şekilden oluşan "Kulak Hastalıkları" kitabını yazdı.
Dr. Yzb. Nejat Kulakçı bu kitabının Önsözünde nasıl "Kulakçı" olduğunun ilginç öyküsüne de yer verdi. Hepimizin nasıl K.B.B. Uzmanı olduğumuzun bir öyküsü vardır. Dr. Nejat Kulakçı ağabeyimizin ilginç öyküsünü ve Hocası Prof. Dr. Sani Yaver'in özelliklerini kendi kaleminden okuyalım : | |
|
Dr. Nikolas Taptas, 1871 yılında İstanbul'da doğdu ve 31 Mayıs 1955'de 84 yaşında öldü. Ölümünden 10 gün sonra, Atatürk'ün hastalığının tanısını 1937 yılında Yalova'da ilk kez koyan Dahiliye Uzmanı Dr. Reşat Belger Vatan Gazetesinde onun ne kadar önemli bir hekim olduğunu "Tıbbımızın Büyük Kaybı : Dr. Nikola Taptas" başlıklı bir makalesi ile 60 yıl bu memlekete KBB hekimi olarak hizmet etmiş bu vatanın insanlarına tanıtmaya çalıştı.
İlgi ile okuyacağınızı sanıyorum. | |
|
Civan Ananyan 18 Şubat 1878'de Emraz-ı Üzniyye derslerini Muallimliğine atanır ki bu tarih Türkiyede Kulak-Burun-Boğaz'ın ilk kuruluş tarihidir. Dr. Ananyan uzun yıllar bu görevde çalışır. 14 Ekim 1902 günü, kendisine travmatik zar perforasyonu ile müracaat eden asker Derviş ağa için ilişikteki Raporu kendi el yazısıyla ve Fransızca düzenleyerek Zaptiye Nezareti'ne gönderir. Belgenin aslı Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'ndedir. | |
|
Bir meslektaşımızın 03.09.1911 tarihinde yazdığı reçete....
haberin ayrıntısı için tıklayınız.... Op.Dr.Mustafa ÇULFAZ | |
|
Akbank Türk Anonim Ortaklığı 1947 yılında Adana'da kurulur. Türk Ekonomisine büyük katkılarda bulunacak bu kuruluşun oluşumuna Adanalı saygın bir Meslektaşımız da o yıllarda hissedar olarak katkıda bulunur. | |
|
Türk Oto-Rino-Larengoloji Cemiyeti, 8 Mayıs 1930 tarihinde kurulduktan sonra güzel çalışmalar yaptı. 4 Ekim 1951 de İstanbul’da toplanan bu Cemiyetin I. Milli Kongresi’ bir avuç meslektaşımızın katılımı ile yapıldı. Dr. Sani Yaver, bu Kongrenin açılışında, Derneğin kuruluşu ve ilk 21 yılında yaptığı Uluslararası aktiviteleri özetleyen bir konuşma yaptı. Dr. Sani Yaver bu konuşmasının sonunda, 1993 yılında Orhan Sunar Hocamızın Başkanlığında İstanbul’da yapılacak “ XV. Dünya ORL ve Baş-Boyun Cerrahisi Kongresi ”ni düzenleyecek olan meçhul Meslektaşlarına 42 yıl öncesinden minnet ve teşekkürlerini iletiyordu... Dr. Sani Yaver’in konuşmasının bu bölümünü ilgi ile okuyacaksınız. | |
|
Hemen hepimizin üyesi olduğumuz Türk ORL Derneği, Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde Türk Oto-Rino-Larengoloji Cemiyeti adı altında kuruldu. Meslek alanımızda kesintisiz yaklaşık 75 yıldır hizmet görmekte olan ve Cumhuriyetimizin ilk Tıp Uzmanlık alanı Derneklerinden birisi olan bu Kuruluşumuzu gerçekleştirenler ve onların çabalarını gözden geçireceğiz. | |
|
1949-1966 yılları arasında Şişli Etfal Hastanesi, Kulak-Burun-Boğaz Kliniği Şefliği yapan ve konusunda birçok kitapları bulunan K.B.B., Diş Hekimi ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Ziyaettin Maktav, 1972 yılında 68 yaşında aramızdan ayrıldı. Dramatik öyküsünü Kardeşi Dr. Tarık Maktav, Dirim Dergisi’nin 48. sayısında “Kardeşim Ziyaettin Maktav” başlığı altında bizlere iletti. Yaşam ve ölüm Öyküsünü birlikte okuyoruz. | |
|
İSTİKLAL MADALYASI SAHİBİ MESLEKTAŞIMIZ : Dr.Yusuf Ziya BALKAN
Ulusal Kurtuluş Hareketimizin önde gelen üç eğitim kurumu Tıbbiye, Harbiye ve Mülkiye’dir. Bu harekette öncü kuruluş her zaman Tıbbiye olmuştur. Kurtuluş savaşından sonra “KBB Uzmanı” ve Türkiye’nin ilk “Uçuş Doktoru” ve “Havacılık Mütehassısı” olacak olan ve o dönemde Askeri Tıbbiye 3. sınıf öğrencisi olan Yusuf Ziya Efendinin bizlere gurur veren öyküsü... | |
|
1938 ile 1960 yılları arasında Gülhane Hastanesinde aralıksız 22 yıl KBB Profesörü olarak görev yapan değerli Hocamız Dr. Vahdettin Bekir Özan'ın görevine nasıl son verildiğini ibretle okuyacağız. | |
|
İlk Tıp Fakültesi 1908 yılında Haydarpaşa'da kuruldu. Günümüzde sayıları 49'a ulaşan Tıp Fakültelerinin öncüsü olan bu Fakültenin ilk KBB kadrosu, 1910 yılında bir araya gelerek ilk KBB grup fotoğrafını çektirdiler. | |
|
Nispeten yakın tarihimize ilişkin bir kesit... Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Kliniği Üyelerinin 35 yıl önceki anı fotoğrafı... | |
|
Hekimbaşızade Doktor Muhiddin'in 1899 yılında hazırladığı ve Türkiye'nin ilk özgün Burun Hastalıkları Kitabı "Emraz-ı Enfiyye ve Bel'umiye-i Enfiyye" kitabının Burun Muayenesi Bölümünde Nazal Endoskopun kullanılışını ve şeklini hayretler içerisinde izleyeceksiniz. | |
|
KBB Tarihimizin Anıları ile aranızdayım.
Dr.Yücel TANYERİ
(GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ ... Köşesi ile yazılarına başlayan Dr.TANYERİ' nin başlangıç yazısına ulaşmak için lütfen başlığı veya resmi tıklayınız.) | |
|
Prof. Dr. Yücel Tanyeri'nin hazırladığı bu elektronik eseri henüz görmediyseniz kaçırmayın ! | |
|