SELECT news.details as details , news.id as id, news.title as newstitle, news.summary as summary, image,file,categories.summary as catsummary, categories.title as category,categories.id as catid , publishdate, UNIX_TIMESTAMP(news.datesent) as datesent FROM news, categories WHERE categories.id!=10 AND news.category=categories.id AND categories.id=79 AND news.publishdate<>'' order by news.datesent DESC LIMIT 0,20 Kanal KBB
Kullanıcı Girişi:
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ...
Dr. Şükrü Esen ile bir Röportaj...(Dr.Yücel TANYERİ - 53)  

Bir meslek düşünün. O mesleğin mensubu olduğunuz anda hayatınızı insanlık yoluna adayacağınıza söz veriyorsunuz. Mesleği size öğreten ustalarınıza saygı ve gönül borcunuzu biliyor, sizden hizmet bekleyen kimselerin sırlarına saygılı olacağınıza, onları saklayacağınıza, mesleğinizin onurunu sürdüreceğinize, din, milliyet, ırk, siyasi eğilim yada toplumsal sınıf ayrımlarının mesleğiniz ile sizin aranıza girmesine izin vermeyeceğinize, insan hayatına kesinlikle saygı göstereceğinize, baskı altında kalsanız bile mesleki bilginizi insanlık değer ve yasalarına karşı kullanmayacağınıza özgür iradenizde ant içiyorsunuz...
15-06-2014 devamı...
Erzurum’da Tıp Fakültesi kuran bir KBB Hekimi: Dr. Tali Ural..(Dr.Yücel Tanyeri-52)

   Dr. Tali Ural, 1927 yılında Sivas-Divriği’de doğdu. İlk ve Orta öğrenimini  Divriği’de, Lise öğrenimini ise Kabataş’da bitirdi. 1946-1953 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi’nde okudu. Bir yıl süreyle New York Albany Medical Center’da İnternship’lik yaptı. Ayni Merkezde 1954-57 yılları arasında 3 yıl Otolaryngology Resident’i olarak çalıştı.  Sonrasında bir yıl Detroit Henry Ford Hospital’de KBB Uzmanı olarak çalıştı.
1958-59 döneminde Michigan ‘da Fellow olarak çalıştı. 1959 de The American Board of  Otolaryngology sınavını verdi. 1960 da American Academy of Ophtalmology and Otolaryngology Derneğinin üyesi oldu.
1960 yılında ülkesine döndü ve KBB Uzmanlığı sınavını verdi. 1960-62 yılları arasında Erzurum Mareşal Çakmak Hastanesi’nde KBB Uzmanı olarak Askerlik görevini yaptı. 1962 de ECFMG sınavını verdi. 1963-65 yıllarında Erzurum Numune Hastanesinde KBB Uzmanı olarak çalıştı. 1963-65 yıllarında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesinin Planlama Uzmanı olarak görevlendirildi.1965-67 yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesi KBB Bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. 1967’de Doçent, 1971’de Profesör oldu. Kurucusu olduğu Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin iki dönem Dekanlığını da yaptıktan sonra 1994 yılında emekli oldu ve 21 Ocak 2006 tarihinde aramızdan ayrıldı.

   Sevgili Hocamızın Atatürk Üniversitesi Dergisinde çıkan “Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin Kuruluşu” başlıklı yazısından, Erzurum’da bir Tıp Fakültesinin kuruluş öyküsünü öğreneceğiz :

31-08-2006 devamı...
DR. PHOTİS PHOTİADES’İN SAMSUN’U ZİYARETİ - ( Dr.Yücel Tanyeri - 51 )

Dr. Photis Photiades, 1849 yılında İstanbul’da doğdu. Tıp tahsilini Berlin, Tübingen ve Strasbourg’da yaptı. Viyana’da Politzer’in yanında KBB ihtisası yaptı. Meslekî konularda ilerlemek ve Almanca’yı daha iyi öğrenmek için Alman Doktorlarla birlikte çalıştı. 1876’da Strasbourg’da “ über Verengerung des Kehlkopflumens durch membranoide Narben und durch directe Verwachsung seiner Wande” konulu tezi ile Profesör unvanını aldı. 1876-77 Rus-Türk savaşı sırasında İstanbul’a yerleşti. Burada Kızılay Baş Cerrahı ve Beylerbeyi Saltanat Hastanesi Baş Cerrahı olarak tayin edildi. 1897’de Fransız Hükümeti onu İstanbul’daki Fransız Hastanesine “Gırtlak Cerrahı” olarak atadı. Osmanlı Sarayında Saray Doktorluğu yaptı. Sultan Hamit tarafından “Bey” rütbesi ile taltif edildi. Ayni zamanda Prens Vahdettin ve Sultan Abdülmecit’in de Hekimliğini yaptı. 1882’de Osmanlı İmparatorluğu Tabipler Birliği üyesi oldu. Bu arada 1896 yılında  Alman Dergisi “Intern. Zeitschrift für Laryng. und Rhinol.” Mecmuasında “Deux cas d’ictus Laryngé” isimli bir makale yayınladı. Yunan halk dili “thimokrati” üzerine yapmış olduğu çalışmalarla temayüz etti. 1902’de vatandaşlarını dil üzerinde bilinçlendirmek için, “Atherfato i Anastasi” isimli bir Dernek kurdu. “Numas” isimli dergide birçok yayını çıktı. “Dil Konusu, Eğitimimiz ve Yeniden Doğuşumuz” isimli bir kitap yayınladı. Yunan halk dilini, her seviyede öğretilmesi gereken bir dil olarak görmemekle beraber, bu dilin kullanılmamasının büyük bir yanlışlık olacağına inanıyordu.

   Dr. Photiades, 1909 yılında yaklaşık iki ay süreyle Samsun’a geldi. Samsunda yayınlana Aks-i sadâ Gazetesinin 19 Temmuz 1909  tarihli sayısında bu konuda çıkmış ilânı okuyoruz :

25-07-2006 devamı...
İki ana Üniversitede KBB Kürsüsü kurmuş bir Hekimimiz : Prof. Dr. NÜZHET ATAV (Yücel Tanyeri-50)

1895 yılında İstanbul’da doğan Dr. Nüzhet Atav, 1918 yılında İstanbul Darülfünun’u Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Stajını Gülhane Hastanesinde tamamladıktan sonra, Antalya Menzil Hastanesi 2. Kuvvayı Seyyare  Bölüğünde İstiklâl Harbine iştirâk etti. Cebeci Hastanesinde KBB Mütehassısı olduktan sonra tekâmül için iki yıl Fransa’ya gitti. Eskişehir, Haydarpaşa, Diyarbakır, İzmir, Sarıkamış Askeri Hastanelerinde görev yaptıktan sonra, 1934 yılında Askerlik görevinden ayrıldı.  Mersin, Sivas ve Ankara Numune Hastanelerinde KBB Uzmanı olarak çalıştı. 1945 yılında yeni kurulmakta olan Ankara Üniversitesi’ne KBB Profesörü olarak atandı ve bu Üniversitenin ilk Kürsü Başkanı oldu.  29.12.1958 tarihinde bu kez Ege Üniversitesi KBB Kürsüsünü kurmak üzere İzmir’e tayin edildi. Burada da 9 yıl görev yaptıktan sonra 1967 yılında kendi arzusu ile emekli olarak, Kürsü Başkanlığını öğrencisi Dr. Orhan Cura’ya  devretti.
30 Haziran 1973 tarihinde ebediyyen aramızdan ayrılan Nüzhet Hoca’mızın 1.10.1967 tarihindeki Emeklilik Töreninde Ege  Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı’nın yaptığı konuşmayı, kendisinin veda konuşmasını ve veda Yemeğinde Prof. Dr. İsmail Ulutaş’ın kendisi için yazdığı ilginç bir şiir denemesini sunuyorum :

15-07-2006 devamı...
General Trikopis’i esir alan kahraman : Halit Akmansu (Dr.Yücel Tanyeri-49)

Dr. Halit Akmansu, 1957 yılında Ankara’da doğdu. 1974 yılında TED Ankara Kolejini bitirdi. 1981 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 1981-85 yılları arasında Hacettepe’de KBB Uzmanlık Eğitimi aldı. SB Ankara Hastanesinde iki yıl Başasistan olarak çalıştı. 2001 yılından beri Ankara Numune Hastanesi KBB Kliniğinde Şef Yardımcısı olarak çalışıyor. Dr. Halit Akmansu 2005 yılında Doçent oldu. Ayni ad ve soyadını taşıyan Dedesi Halit Akmansu, 1884 yılında Kastamonu’nun Daday ilçesinde doğdu. 1903 yılında Bursa Askeri Rüştiyesini bitirdi. 1906 da Harbiye’den ve 1909 yılında Harp Akademisinden mezun oldu.  Millî Mücadele sırasında 2. İnönü Zaferinin kazanılmasında büyük rol oynadı. 26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz sırasında 5. Kafkas Tümen Komutanı iken, 2 Eylül 1922 günü Uşak’ta Bölmelik Tepede Yunan Kuvvetleri Başkomutanı General Trikopis’i esir aldı ve bu başarısından dolayı Mustafa Kemal Paşa tarafından kutlanarak BMM Hükümetince Miralay’lığa terfi ettirildi. Nisan 1923 de Atatürk’ün isteği üzerine siyasete atılıp Kastamonu Milletvekili oldu. 1953 yılında ölen Akmansu’nun naaşı 1988 de Ankara’daki Devlet Mezarlığına nakledildi.

Kurmay Albay Halit Akmansu’nun Yunan Başkomutanı General Trikopis’i teslim alış öyküsünü Dr. Ziya Göğem’in, Halit Beğ’i anlattığı iki ciltlik kitabından öğreniyoruz:

01-07-2006 devamı...
20. yy’ın başında “Yayın Makinası” bir KBB Mütehassısı :Dr. Nicolas Taptas ( Dr.Yücel Tanyeri-48)

1871 yılında İstanbul’da doğan ve Mekteb-i Sultani (GS Lisesi) yi bitirdikten sonra 1895 yılında İstanbul’daki Mekteb-i  Tıbbiye-i  Mülkiye’den  (Sivil  Tıp  Okulu) mezun olan  Dr. N.  Taptas,  1896’da Paris’e giderek Kulak-Burun-Boğaz  İhtisası yapmıştır. 1897 yılında  KBB  İhtisasını geliştirmek için Halle’de  Schwartze  Kliniği,  Berlin’de Charite Hastanesinde Prof.  Fraenkel,  PassowJansen  Klinikleri ve Viyana’da  Prof.  Politzer’in  yanında çalışmıştır.
   İstanbul’a döndüğünde Avusturya  St. Georges  Hastanesi  KBB  Uzmanlığına tayin edilmiştir.  1908 yılında Kadırga’daki  Tıp Mektebine  Muallim Muavini  olarak atanmış, ayni  zamanda  Haseki Hastanesi’nde  KBB Polikliniğine devam eden Tıp Öğrencilerinin eğitiminde  rol almıştır. Osmanlı döneminde  Sultan V. Mehmet Reşat’ın  ve  Cumhuriyet döneminde de Atatürk’ün  özel hekimliğini yapmıştır. 31 Mayıs 1955 tarihinde vefat eden Dr. Taptas, 60 yıl kadar KBB Hekimliği yapmış ve bu süre içerisinde Avrupa’da birçok Uluslar arası Kongreye bildirileri ile katılıp, o dönemde Avrupa’da basılan Tıp dergilerinde çok sayıda ve kaliteli yayınlar yapmıştır.  Bugün bile hepimizi kıskandıracak sayı ve kalitedeki yayınlarından bulabildiklerimi ekte liste halinde sunuyorum :

14-06-2006 devamı...
NAMIK KEMALZADE ALİ BEY’İN EŞİNİN PERİTONSİLLER ABSESİ-Dr.Yücel Tanyeri (47)

Daha önce hikâyelerini naklettiğimiz ve 1867 yılında  şair  Namık Kemal’in oğlu olarak İstanbul’da dünyaya gelen Ali Ekrem Bey (1867-1937),  bu nedenle Namık Kemalzâde ön adıyla tanınır. Kendisi son dönem Osmanlı Devlet adamı ve Edebiyatçısıdır.

   1910-1933 yılları arasında İstanbul Darülfünun’unda Edebiyat Müderrisliği  yapmış ve Galatasaray Lisesi Edebiyat Öğretmenliğinde bulunmuştur. 1937 de İstanbul’da ölmüştür. Yaşadığı olayları gerçekçi bir dille anlattığı öykülerle tanınmıştır.   

   Ekte, eşinin boğazında oluşan Peritonsiller Abse’ye baba dostu Dermatoloji Uzmanı Dr. Zambako’nun  önerdiği Cerrah Dr. Kanburoğlu’nun  müdahalesini ve o dönem bu girişimlerin ücretlerini öğreneceğiz :

30-05-2006 devamı...
Oto Moto Hippo Aero Laryngologie - Dr.Yücel Tanyeri (46)

Prof. Dr. Vahdettin Özan, uzun yıllar Gülhane Hastanesi KBB Kürsüsünde Öğretim Üyeliği ve Şef’liğini yaptı. Bu zaman süresi içerisinde  birçok KBB Uzmanı yetiştirdi. Çok başarılı meslekî yaşantısının yanında çok iyi bir sporcu ve oldukça şişman bir kimse idi. Onun bu hususiyeti ve Kliniğinin özellikleri 1945 yılının Gülhane Albümünde Dr. Hamdi Yılmaz tarafından “Otto Moto Hippo Aero Laryngologie” başlığı ile aşağıdaki biçimde hicvedilerek yayınlandı. Bu öyküyü ayni albümden alınmış 1945 yılı KBB Kliniği fotoğrafı ve Gülhane Kliniğinin Asistanları ile birlikte çizilmiş karikatürü ile birlikte yayınlıyoruz :

15-05-2006 devamı...
Türkiye’nin ilk Kadın KBB Uzmanı Dr. HATİCE BODUR - Dr.Yücel Tanyeri (45)

Hatice Bodur, çok başarılı bir eğitim dönemi geçirdikten sonra önce Fen Fakültesini ardından da 1936 yılında İstanbul Tıp Fakültesini Pekiyi derece ile bitirdi. 1940-1943 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi KBB Kürsüsünde Sağlık Bakanlığının Fahri Asistanı olarak çalıştı ve 1943 yılı Mayıs ayında İhtisas Sınavını vererek Türkiye’nin ilk Kadın KBB Uzmanı oldu. KBB Diplomasını almasına rağmen, muhtemelen KBB alanında hiç çalışmadı ve bir ay sonra Almanya’ya giderek Kimya bölümünde çalışmalarını sürdürdü. Biokimya dalında önce Doçent, sonra da Profesör olarak Akademik kariyer yaptı ve 1973 yılında bu Bilimn Dalından emekliye ayrıldı.
KBB alanının ilk kadın Uzmanı olan Dr. Hatice Bodur’un ilginç yaşam öyküsünü birlikte gözden geçirelim:

29-04-2006 devamı...
Dr. Hikmet Altuğ ve KBB’da bir ilk : “Türk Otolarengoloji Arşivi” Dergisi (Dr.Yücel Tanyeri-44)

Prof. Dr. Hikmet Altuğ,   1914 yılında İstanbul’da doğdu. 1940 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra 1943-46 yılları arasında Gülhane’de KBB İhtisas eğitimi gördü. 1955 yılında Doçent oldu ve İstanbul Tıp Fakültesinde Ord. Prof. Dr. Ekrem Behçet Tezel’in yanında çalıştı. 1963 yılında Profesör oldu ve ayni yıl Dr. Nurettin Sözen ile birlikte Cerrahpaşa KBB Kürsüsü’nü kurdu. 1981 yılına kadar Cerrahpaşa Tıp Fakültesi KBB Direktörlüğünü yürüttü. 10 Eylül 2002 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Dr. Hikmet Altuğ, örgütlenmeye çok önem veren bir kimse idi. KBB Eğitimine yaptığı büyük katkıların yanında onun en önemli özelliği Türk KBB topluluğunda bir ilki gerçekleştirmiş olmasıdır. Günümüzde sayıları hayli artmış olan KBB Dergilerinin ilk yayımcısı Dr. Hikmet Altuğ dur. Kimsenin böyle bilimsel bir KBB Dergisi çıkartmaya cesaret edemediği bir dönemde, bir ilki başlatmış ve 1962 yılında camiamızın ilk Dergisi olan “Türk Otolarengoloji Arşivi” ni çıkartmıştır. 40 yılı aşkın bir süredir yayınına devam etmekte olan bu Derginin, Hocamız tarafından kaleme alınan Önsözünden  Derginin çıkış öyküsünü, Ekrem Behçet Hocamız ve dönemin KBB Uzmanlarının bu Dergi ile ilgili ilk görüşlerini öğreneceğiz :

12-04-2006 devamı...
HANGİ AMİGDALEKTOMİ DAHA İYİDİR ? - Dr.Yücel Tanyeri (43)

1933  yılında  Askeri Sıhhiye Mecmuasında Adana’dan KBB Hekimi Orhan Mahir ile Gülhane KBB Kliniği Muavini Dr. Nejat Rıza arasında,  Sluder Tonsillektomisi ile Total Tonsillektomi ameliyat yöntemlerinin yararlılığı konusunda sert tartışmalar yaşandı.

O dönemlerde Tonsillerin iki farklı yöntemle çıkartılmasının yararına  yürekten inanan bu iki meslektaşımızın ilginç tartışmalarını, yer darlığı nedeniyle kısaltarak bilgilerinize sunuyoruz :

26-03-2006 devamı...
SAİP PAŞA’NIN TRAKEOTOMİSİ - Dr.Yücel Tanyeri (42)

Kış tatilini geçirmek üzere Girit adasındaki  Hanya Liman kentine giden Ferik Saip Paşa, ağır bir Boğaz enfeksiyonu geçirir. Askeri Hekimler hemen trakeotomi yapılmasını önerirler. Ancak Paşa’ya  müdahele yapılması için Padişah’tan  izin alınması gerektiğine karar verilir ve  25 Şubat 1894 tarihli bir telgrafla bu izin İstanbul’dan istenilir.  Ertesi gün, 26 Şubat 1894’de gelen bir telgrafla bu ameliyatın Padişahın iznine tabi olmadığı, bunun Tabiplerin kararı, hastanın ve hasta sahiplerinin onayına bağlı  bir iş olduğu bildirilir. Ameliyatın yapılıp yapılamadığı  bu yazışmalardan anlaşılamasa da,  4 Mart 1894 tarihinde  gelen bir telgraftan Paşa’nın öldüğü ve ailesinin de perişan bir durumda olduğu öğrenilir. 

   Bu ilginç telgraf yazışmalarının Osmanlıca metinlerini ve Türkçe özetlerini,  Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nin  Y.PRK.UM, Nr. 29/44 no. lu kayıtlarından öğreniyoruz :

15-03-2006 devamı...
ZİYA NURİ PAŞA’NIN ÖLÜMÜ - Dr.Yücel Tanyeri (41)

Dr. Ziya Nuri Birgi5 Ağustos 1872 de İstanbul’da doğdu. İlk ve Orta Öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye’ye  kaydoldu ve 11 Şubat 1888 de Askeri Tıbbiye’den Tıp Doktoru Diploması’nı aldı.  6 ay  Haydarpaşa Hastanesinde Tabip Muavinliği yaptıktan sonra,  1890 yılında Müsabaka Sınavı ile  Emraz-ı Umumiye  Ders Muavinliğine tayin edilir.  1892’de İstanbul Kolera Salgını sırasında Fatih Bölgesinden sorumlu Kolera Mücadele Hekimliği yapar. 1894 yılında Mekteb-i Tıbbiye Muallimler Meclisi’nin seçme sınavı ile  Berlin’e gönderilir. Burada, Kaiser  Wilhelm Akademisi’nde ilk sınıftan başlayarak Tıp Fakültesini yeniden okur ve 15 Mart 1898’de bu Akademi’den yeniden Tıp Doktoru Diplomasını alır.
Hemen sonrasında, Kulak ve Boğaz Kliniğine Asistan kabul edilerek, bir yıl Charité Hastanesi Kulak Kliniğinde Prof. Trautmann ile ve bir yıl da Kulak-Boğaz Kliniğinde  Prof. Fraenkel  yanında Asistanlık yaparak  KBB  Uzmanı olur. Bu eğitimi sırasında Hartmann ve  Babinski Poliklinikleri’ne devam eder. Bir ay süreyle Paris’e giderek  Lermoyez  ve Castexin  Servislerinde  gözlemlerde bulunur. Asistanlığının bitiminde Leipzig ve Halle’ye giderek bilgi ve görgüsünü arttırır. Viyana’da Urbantisch ve Chiari Klinikleri’nde  incelemelerde bulunur.
1900 yılı Şubat ayında İstanbul’a dönerek Gülhane Hastanesi’nde Üzniye, Enfiye ve Hançereviye  tedrisine  tayin edilir ve  bu Servisi yeniden kurar.  1902 yılında ilave-i memuriyetle  Şişli Etfal Hastanesi’ne tayin edilir. 1908’de  Meşrutiyet’in  ilanında,  Mekteb-i  Tıbbiyelerin  tevhidiyle  oluşturulan  Tıp  Fakültesi’nde  Seririyat-ı  Üzniye  ve  Hançereviye  Muallimliği’ne  seçilir.  Haydarpaşa’daki  Kliniği  yeniden  düzenler.   1910  Balkan  Harbinin  ilanı  ile  Selanik  mıntıkasına  Ordu  Sıhhiye  Müşaviri  ve  Merkez  Hastanesi  Mütehassıslığı  ile  vazife yapar.  Eylül  ayında,  Fakülteye  yeniden  tayin  edilir. 1912  Harb-i  umumi  Seferberliği’nde   İhtiyat  Asker  Hastanesi  ilan  edilen  Tıp  Fakültesi  Hastanesi’ne  Sertabip  olarak tayin  edilir ve  Çanakkale  Savaşının  sonuna  kadar  bu  görevde  kalır.  1913 Temmuz’unda  İzmir  Fırkası  Askere  alma  ve Sıhhiye  İşlemlerini  teftişle  memur  Heyet  Reisi  olarak  gönderilir  ve  bu  vazifesinin  sonunda  tekrar  Fakülte  Başhekimliği ile  görevlendirilir. 1918  yılında  I.  Dünya  Savaşı  sonrasında  Askerlikten  Livalık  (Tuğgeneral)  rütbesiyle  emekliye  ayrılır.  1919 senesi  Kasım ayında   Fakülte  Riyasetine  (Dekanlık)  seçilir,  bu  görevi  1,5  yıl  sürer.İstiklal  Savaşı  sırasında  Fakültede  öğretimine  devam  eder. 1933  yılında Atatürk’ün  Üniversite  Reformu  sırasında  Fakültedeki  kadrosuna  son  verilir.  1 yıl  sonra  fahri  olarak yeniden  Kürsüye  davet  edilir. 1933  Emekli  olduktan  sonra  seçimlere  katılır  ve Cumhuriyet  Halk Fırkası’ndan  (CHP)  Kocaeli  Milletvekili seçilir.  7 Kasım  1936  da  Ankara’da  vefat  eder.
Ölümünden sonra  Tıb Dünyası Dergisinde Dr. Fahrettin Kerim Gökay, onun kişiliğini şu sözlerle anlatır :

01-03-2006 devamı...
TENİSİN BÜYÜKBABASI Dr. BEHBUT CEVANŞİR - Dr.Yücel Tanyeri (40)

Behbut Cevanşir, Sovyet İhtilali sonrası Türkiye’ye sığınan Petrol Mühendisi Behbuthan  Cevanşir’in torunudur. Babası ve Amcası 18 Temmuz 1921 de Pera Palas Oteli önünde  Misak Torlakyan adlı bir Ermeni’nin suikastine uğrarlar. Azerbeycan Cumhuriyeti  eski İçişleri Bakanı olan Amcası  Behbudhan Cevanşir ölür, Babası ise ağır yaralanır. İstanbul İngiliz işgali altındadır. İngilizler davanın Torlakyan lehine dönmesi için çabalarken mağdur olan babası, iyi bir Avukat bulur. O Avukatın kızı, daha sonra  Behbut Cevanşir’in  Annesi olacaktır. Büyükbaba davayı kazanır ama İngilizler Torlakyan’ı İstanbul’an kaçırmayı başarır. Bu olay ünlü “Torlakyan Davası” olarak kitaplara geçer. Behbut Cevanşir, 6 Ekim 1926 yılında İstanbul’da doğar. 1947 de Galatasaray Lisesi ve 1953 yılında da İstanbul Tıp Fakültesini bitirir. 1955-58 yıllarında Istanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde KBB İhtisası yapar. 1958-61 yıllarında Berlin ve Hannover Üniversitelerinde çalışır. 1963 de Doçent ve 1971 yılında Profesör olur. Özellikle Larenks Kanserleri, Çocuk İşitme Kayıpları ve Foniatri üzerinde  yoğun çalışmalar yapar.  1994 yılında emekli olur. 29. Kasım 1999 tarihinde 73 yaşında aramızdan ayrılır. Onun spor hayatını ve Tenis tutkusunu Tulûhan Tekelioğlu’nun  23.08.1991 tarihinde Hürriyet Gazetesinde çıkan “TENİSİN BÜYÜKBABASI” başlıklı röportajından öğreniyoruz :

13-02-2006 devamı...
TARAKYO-TOMYA - Dr.Yücel Tanyeri (39)

Şanîzade Atâullah Efendi 1771 yılında İstanbul’da doğdu ve 1826 yılında Tire’de 55 yaşında öldü. Süleymaniye Tıp  Medresesini bitirmiştir.  Latince, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Farsça, Rumca bilen ve altı ayrı Bilim dalında toplam 18 eser veren ve çok yönlü bir kişiliğe sahip olan Mehmet Atâullah Efendi modern ilimlere inanan, aydın bir kişidir. Italyancadan tercüme ettiği “Hamsei - Şanîzade”, Osmanlının matbaada basılan ilk Tıp Kitabı olma özelliğini taşımaktadır. Kitap beş  bölümden oluşmaktadır. Dördüncü kitap “Kânûn-ül Cerrâhîn”, Şanîzade Mehmet Ataullah’ın Cerrahi kitabıdır.   Bu kitabın 32. sayfasında Kuşpalazı (Difteri) hastalığı anlatılırken “fî Ameli’l Cerrahi li’l Hunnak” başlığı altında, günümüzde Trakeotomi olarak bildiğimiz ameliyat yöntemi anlatılır. Sadeleştirilmiş biçimiyle  sunuyoruz :

01-02-2006 devamı...
ALEVİ-BEKTAŞİ DEDEBABASI BİR KBB DOÇENTİ Dr.BEDRİ NOYAN -Dr.Yücel Tanyeri (38)

Dr. Bedri Noyan, 1912 yılında Serez’de doğdu. Babası Subaylıktan emekli olunca Samsun’a yerleştiler. Ortaokul ve Liseyi Samsun’da okudu. 1931 yılında Samsun Lisesi’nin ilk mezunları arasında yer aldı.  1937 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. KBB İhtisasını Ankara Numune Hastanesinde Avusturya’lı Profesör Max Meyer’in yanında yaptı. 1946 yılında İstanbul Tıp Fakültesinde, Ekrem Behçet Tezel’den sonra Türkiye’nin ikinci KBB Doçenti oldu. 1951 de Üniversiteden ayrılarak Aydın ve İzmir’de Serbest KBB Hekimi olarak çalıştı.  KBB, Türkoloji ve Folklor Kongrelerine tebliğler sunarak katıldı. Tıp Dergilerinde çok sayıda yayınları ve çeşitli Dergilerde araştırma yayınları yayınlandı. Dr. Bedri Noyan, 21.3.1959 da Alevi ve Bektaşi toplumu tarafından Dedebaba seçildi ve 1998 de ölene kadar da 39 yıl Dedebaba olarak bu toplumun en üst düzey Liderliğini yaptı. İlişikte, Bektaşi Dedebabalığı’nın önemi ve Dr. Bedri Noyan’ın özelliklerini öğreneceğiz :

14-01-2006 devamı...
70 YIL SONRA ORTAYA ÇIKAN MEKTUP - Dr.Yücel Tanyeri (37)

Önceki yazılarımızda  kendisinden bahsedilen, 1891 doğumlu Dr. Ziya Ahmet Dura, 1918 de Askeri Tıbbiye’den mezun olduktan sonra  Dr. Ziya Nuri Paşa’nın Kürsüsünde KBB İhtisası yapmış, I. Dünya Savaşından sonra Adana’ya yerleşerek 13.10.1968 tarihinde ömrünün son gününe kadar mesleğine devam etmiştir. Yanında yetiştiği Hocası Ziya Nuri Paşa, büyük boy bir Portre fotoğrafını 4.IX.1933 tarihinde “Aziz Meslektaşım Ziya Ahmet Bey’e” yazısıyla imzalayarak kendisine verdikten 3 yıl sonra Ankara’da vefat eder. Kendisini yetiştiren Hocasının ölümüne çok üzülen Dr. Ziya Ahmet Dura, o günlerdeki duygusunu içtenlikle dile getiren bir mektup yazar ve bu mektubu hiç kimseye göstermeden zarfa koyarak Hocasının Fotoğrafının çerçevesinin arkasına yerleştirir. 

 Bu olaydan 69 yıl sonra o fotoğrafı, Diş Hekimi olan oğlu Mehmet Dura’nın muayenehanesinde gören Dr. Yücel Tanyeri, fotoğrafı taratıp  bir örneğini almak için çerçeveyi açtığında, eskimiş bir zarfın içerisinde  KBB Uzmanı Ziya Ahmet Dura’nın el yazısı ile kaleme aldığı  bu tozlanmış mektuba tesadüfen ulaşır.

       Kendisini yetiştiren  “Hocasına   saygı”nın derin izlerini taşıyan bu kısa mektubu birlikte okuyoruz :

01-01-2006 devamı...
İNÖNÜ' NÜN KOLTUĞU.- Dr.Yücel TANYERİ ( 36 )

İsmet İnönü'nün Klasik Müzik konserlerini izlediği Mamak'taki tarihi Musiki Muallim Mektebi binası  1980'li yıllarda Mamak Belediyesi'ne devredilince, bütün eşyalar Hacettepe Üniversitesi'nin Beşevler’deki yeni Konservatuar binasına gönderilir. Deponun kapısı,  bir süre önce Konservatuar Müdürlüğünü de yürütmeye başlayan Hacettepe Üniversitesi KBB-Odyoloji  Bölüm Başkanı  Prof. Erol Belgin tarafından açılır.  Bu depolar yeniden düzenlenirken, her iki yanında hoparlörler bulunan deri bir koltuk Dr. Erol Belgin’in dikkatini çeker. Kısa bir soruşturmadan sonra bu koltuğun 1936 dan sonra Devlet Konservatuarı olarak bilinen ve aslında 1924 yılında kurulan Musiki Muallim Mektebinin Konser Salonunda, İsmet İnönü tarafından Klasik Müzik Konserlerini izlemek  amacıyla kullanıldığını saptar.
Her iki kulağında Otoskleroza bagli Mikst tip İşitme Kaybı olduğu bilinen İsmet Paşa’nın bu koltukta otururken, sol kolçak üzerinde mekanik  bağlantı ile çalışan bir akustik fan ve bu fan'a çarpan ses titreşimlerinin Berjer koltuğun her iki tarafına yerleştirilen ses toplayıcıları tarafından yükseltilerek her iki kulağa da 30-40 dB lik bir amplifikasyonla ilettiğini sistemin, koltuğun yanındaki düğmeye basıldığı zaman devreye girdiği ve bu yolla Paşa’nın Konserleri rahatça izlediği anlaşılır.
İşitme azlığı olmasına rağmen Konserleri özel bir koltukla izleyen İkinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün müzik tutkusunu Şef Hikmet Şimşek’in konuşmasından öğreniyoruz :

15-12-2005 devamı...
GÜLHANE MÜSAMERELERİ - Dr.Yücel Tanyeri (35)

13 Kasım 1908 de Gülhane Asker Hastanesi’nde memleketimizde bir yenilik olmak üzere ilk defa   “Gülhane Müsamereyi Tıbbiyesi”  adı ile ilmi toplantılar yapılmaya başlandı. Ülkemizdeki Bilimsel Toplantıların ilk öncüsü olan bu “Müsamereler” çok  faydalı olur, müessese dışından gelen hekimler de bundan yararlanırdı. Gülhane Müsamereleri (Der Medizinische Abend, Die Wissenschaftlichen Abende) daha sonraları başka Hastane ve Cemiyetlerin İlmi  Toplantılarına örnek teşkil etmiş ve bugünkü Bilimsel Toplantılarımızın ilk tohumu olmuştur.

   Gülhane Müsamere’lerini yönetmek ve yönlendirmek için Başkanlığına KBB Kliniği Direktörü  Prof. Dr. Ziya Nuri Paşa, Sekreterliğine Prof. Tevfik Recep ile Dr. Mahzar Osman seçilirler. Gülhane Müsamereleri’nin  13 Kasım 1908 de Ziya Nuri Paşa Başkanlığında yapılan ilk  ilmi Toplantısında; Pernisyöz Anemi, Anemia Gravis Secunderia, Rectum Sifilizi, Neurofibromatosis, Mukoza Tüberkülozu, Safra Taşının Spontan Olarak Karın Duvarına Açılması, Atherosklerotik Anevrizma başlıklı konular tartışılır. Bu ilk Toplantıda Wieting Paşa’nın yaptığı açılış konuşmasını ve 30 Nisan 1933 de yapılan bir Toplantıda Tonsillektomi üzerindeki müzakereleri okuyoruz:

01-12-2005 devamı...
1936’da İstanbul Tıp Fakültesi KBB Stajyer Eğitimi - Dr.Yücel Tanyeri (34)

1893 yılında Yugoslavya Metroviçe’de doğan Dr. Ekrem Behçet Tezel,

Tıp Fakültesini 1918 yılında bitirir. 1921 yılında Gülhane’den ihtisasını aldıktan sonra Almanya ve İsviçre’de çalışır. 1933 de İstanbul Üniversitesinin kurulması üzerine Prof. Erich Ruttin ile birlikte KBB kadrosuna katılır. Buranın ilk Doçenti olarak görev yapar ve 1952 yılında KBB’ın ilk ve tek Ordinaryüs Profesörlüğüne kadar yükselir. 1960 yılında emekli olur ve 1965 yılında 72 yaşında İstanbul’da ölerek aramızdan ayrılır.

   Görevi sırasında İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı 7 Ocak 1936 tarihinde kendisinden KBB Eğitimi konusunda bir ara rapor ister. Ekrem Behçet Hocamız bir hafta içerisinde daktilosu ile Raporunu yazar ve Dekanlığa gönderir. Bu Raporun ikinci  bir örneği İstanbul’da sahaflarda tesadüfen, kısmen güveler tarafından yenilmiş ve harap biçimde bulunur. 1936 yılında KBB öğrenci eğitimi şeklini bu yazıdan öğreniyoruz :

16-11-2005 devamı...
Her sayfada 20 kayıt gösterilmektedir.